Türk futbol tarihinin en unutulmaz gecelerinden biri, 17 Şubat 2026 tarihinde İstanbul’un kalbinde, RAMS Park’ın büyüleyici atmosferinde yaşandı. Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunun ilk ayağında İtalya’nın ve dünya futbolunun en köklü kulüplerinden biri olan Juventus’u konuk etti. Maç öncesinde pek çok otorite Juventus’u favori gösterse de, sahada bambaşka bir senaryo yazıldı. İlk yarıyı mağlup kapatmasına rağmen pes etmeyen sarı-kırmızılılar, ikinci devrede sergiledikleri akıl almaz performansla sahadan 5-2’lik tarihi bir zaferle ayrıldı. Bu galibiyet sadece bir maç sonucu değil, aynı zamanda Türkiye’nin Avrupa arenasındaki prestijini yeniden en tepeye taşıyan bir gövde gösterisi niteliğindeydi.
Karşılaşmanın ilk düdüğüyle birlikte Galatasaray, taraftarının da desteğini arkasına alarak rakip yarı alanda pres yapmaya başladı. Bu baskı meyvesini çok geçmeden verdi. Maçın henüz 15. dakikasında, Juventus’un genç yıldızı Kenan Yıldız’ın kritik bir bölgede yaptığı hatayı değerlendiren Gabriel Sara, ceza sahası dışından gönderdiği füzeyle stadı bayram yerine çevirdi. Ancak Juventus gibi deneyimli takımların bu tür şoklardan kurtulması uzun sürmedi. Golden sadece saniyeler sonra gelişen atakta, Cambiaso’nun ortasında kafa vuruşunu yapan Kalulu’nun topunu Uğurcan Çakır çelse de, dönen topu tamamlayan Koopmeiners skora dengeyi getirdi.
İlk yarının geri kalanında kontrolü eline alan İtalyan ekibi, Galatasaray savunmasının bir anlık boşluğundan faydalanarak ikinci golü de buldu. Koopmeiners, kendisinin ve takımının ikinci golünü atarken Juventus devre arasına 2-1 önde girdi. Soyunma odasına giderken tribünlerde bir sessizlik hakim olsa da, teknik direktör Okan Buruk’un oyuncularına yaptığı taktiksel dokunuşlar maçın kaderini tamamen değiştirecekti. İkinci yarıda sahada fırtına gibi esen bir Galatasaray vardı ve bu fırtına Juventus savunmasını darmadağın etti.
İkinci yarının başlamasıyla birlikte Galatasaray’ın hücum hattı adeta vites artırdı. Maçın geri kalanında yaşanan önemli gelişmeleri şu şekilde sıralayabiliriz:
Bu goller sadece tabelayı değiştirmekle kalmadı, aynı zamanda Juventus’un Şampiyonlar Ligi tarihindeki en ağır yenilgilerinden birini almasına neden oldu. İtalyan basını maçın ardından Galatasaray’ın fiziksel gücü ve taktiksel disiplini karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi.
Teknik direktör Okan Buruk, maçın ikinci yarısında gerçekleştirdiği sistem değişikliğiyle Luciano Spalletti’yi adeta mat etti. İlk yarıda orta sahada yaşanan boşlukları fark eden Buruk, Lucas Torreira ve Gabriel Sara ikilisini daha kompakt oynamaya teşvik etti. Özellikle Noa Lang’ın kanattan merkeze doğru yaptığı koşular, Juventus’un ağır kalan stoperlerini oldukça zorladı. Victor Osimhen ise her ne kadar golle buluşamasa da, yaptığı asistler ve rakip savunmayı üzerine çekerek arkadaşlarına alan yaratmasıyla maçın gizli kahramanlarından biri oldu.
Juventus cephesinde ise işler beklenmedik şekilde kötü gitti. Bremer’in sakatlanarak oyundan çıkması ve yerine giren Gatti’nin adaptasyon sorunu yaşaması, Galatasaray’ın hücum oyuncuları için büyük fırsatlar doğurdu. Juan Cabal’ın sorumsuz bir şekilde gördüğü kırmızı kart ise İtalyan ekibinin direncinin tamamen kırılmasına yol açtı. Galatasaray, rakibinin 10 kişi kalmasını çok profesyonelce değerlendirerek topu kontrolünde tuttu ve hızlı hücumlarla farkı açtı. Bu strateji, modern futbolun tüm gereklerini yerine getiren bir Galatasaray izletti.
Galatasaray’ın bu görkemli galibiyeti sadece kulüp bazında değil, ülke futbolu adına da devasa bir adım oldu. UEFA ülke puanı sıralamasında kritik bir eşikte bulunan Türkiye, bu galibiyetle puanını 49.475’e yükselterek 9. sıradaki yerini iyice perçinledi. Güncel sıralama ve puan durumu şu şekilde oluştu:
Türkiye’nin bu sıralamadaki yükselişi, ilerleyen yıllarda Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılım ve Avrupa kupalarına gönderilecek takım sayısı açısından hayati önem taşıyor. Eğer Türk takımları bu ivmeyi sürdürürse, Süper Lig şampiyonunun ön eleme oynamadan devler ligine gitme şansı çok daha yüksek olacak.
25 Şubat’ta Torino’da oynanacak rövanş maçı öncesinde Galatasaray, cebinde üç gollü muazzam bir avantajla İtalya’ya gidecek. Ancak futbolun sürprizlere açık bir oyun olduğunu unutmamak gerekiyor. Juventus, kendi sahasında taraftar desteğiyle birlikte agresif bir oyun sergileyecektir. Galatasaray’ın bu maçta yapması gereken en önemli şey, RAMS Park’taki disiplini elden bırakmamak ve rakibin erken bir gol bularak umutlanmasına izin vermemek olacaktır.
Sarı-kırmızılı ekipte Davinson Sanchez ve Abdülkerim Bardakcı ikilisinin savunmadaki uyumu, rövanşın en kilit noktası olacak. Ayrıca orta sahada Torreira’nın dinamizmi, Juventus’un oyun kurma çabalarını engellemede başrol oynayacak. Eğer Galatasaray maçın başında gol yemez ve kontra ataklarla rakip kalede tehlike yaratabilirse, Torino’dan turla dönmek hiç de zor olmayacaktır. Bu başarı, Galatasaray’ın 2013-14 sezonundan sonra ilk kez adını son 16 turuna yazdırması anlamına gelecek.
Galatasaray – Juventus maçı sonucunda hangi rekorlar kırıldı?
Juventus, kulüp tarihinde ilk kez bir Şampiyonlar Ligi maçında kalesinde 5 gol gördü. Galatasaray ise aynı organizasyonda ilk kez bir maçta 5 gol atma başarısı gösterdi.
Hangi oyuncular maçın yıldızı seçildi?
Noa Lang attığı iki golle ön plana çıkarken, Gabriel Sara bir gol ve bir asistle maçın en etkili isimlerinden biri oldu. Victor Osimhen ise yaptığı iki asistle galibiyete doğrudan katkı sağladı.
UEFA ülke puanı Türkiye için neden bu kadar önemli?
Ülke puanı sıralamasında ilk 10’da yer almak, şampiyon olan takımın Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılma ihtimalini artırır ve diğer takımların daha az ön eleme oynamasını sağlar.
Rövanş maçında Galatasaray’ı nasıl bir atmosfer bekliyor?
Torino’daki Allianz Stadyumu’nda Juventus taraftarlarının yoğun baskısı olacaktır. Ancak Galatasaray’ın 5-2’lik skor avantajı, psikolojik üstünlüğün temsilcimizde olmasını sağlıyor.
Galatasaray’ın Juventus karşısında aldığı bu destansı galibiyet, sadece sarı-kırmızılı camiayı değil, tüm Türkiye’yi sevince boğdu. 5-2 gibi net bir skorla kazanılan bu zafer, doğru planlama ve kaliteli kadro mühendisliği ile Avrupa’nın devlerine karşı neler yapılabileceğini tüm dünyaya gösterdi. Okan Buruk ve öğrencilerinin sergilediği bu performans, Türk futbolunun makus talihini yenmesi adına büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Şimdi tüm gözler Torino’daki rövanş maçına çevrilmiş durumda. Aslan, İtalya’da da aynı kararlılığı sergileyerek adını Avrupa’nın en iyi 16 takımı arasına yazdırmak ve ülke puanına katkı sağlamaya devam etmek istiyor. Bu başarı hikayesi, yıllar boyu hafızalardan silinmeyecek ve gelecek nesillere ilham kaynağı olmaya devam edecektir.
Avrupa futbolunun en büyük sahnesi olan UEFA Şampiyonlar Ligi'nde, 2025-26 sezonu play-off turu ilk karşılaşması…
Avrupa futbolunun zirve liglerinde adından sıkça söz ettiren milli savunmacımız, yaşadığı talihsiz sakatlık dönemlerini geride…
Dünya spor tarihinin en prestijli organizasyonlarından biri olan Kış Olimpiyatları, 2026 yılında İtalya'nın moda başkenti…
Alman futbolunun kalbi 28 Şubat 2026 Cumartesi akşamı Signal Iduna Park'ta atacak. Bundesliga'nın 24. haftasında…
İngiltere futbolunun kalbi, mart ayının ilk gününde Emirates semalarında atacak. 2025-26 sezonunun şampiyonluk düğümünü çözecek…
İtalya Serie A’nın 2025-26 sezonu, futbolseverlerin hafızasından silinmeyecek bir mücadeleye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Takvimler…